Kaleme alınan ilk tiyatro yapıtının üzerinden 2 bin 500 yıl geçti.
2 bin 500 yıl önce yakılan meşale hâlâ kalplerimizi titretmeye devam ediyor.
Antik Yunan oyun yazarı Eshilos ya da Aiskhylos tarafından M.Ö. 472-458 yılları arasında yazıldığı öne sürülen ”Zincire Vurulmuş Prometheus” adlı oyun, bilinen tarihin en eski tiyatro oyunu olarak kayıtlarda yer alıyor.
Antik dönemde tiyatro sanatı, diğer dallarından farklı olarak, sürükleyici yapısı ve hikaye anlatıcılığına kazandırdığı yenilikçi tavır nedeniyle öne çıktı.
Yazılı edebiyatın pek gelişmediği ve sözlü edebiyatın damgasını vurduğu bir dönemde, hikaye anlatıcılarının şehir şehir dolaşarak anlattığı hikayeler, bugünkü meddah kültüründen uzak bir noktada değildi.
Dönem anlatılarının tek farkı, kahraman ve kahramanlıklar üzerine efsaneler ya da efsaneleştirilmiş hikayelerden oluşmaktaydı. Bu anlatı türünün, günümüz tek kişilik gösteri kavramının çıkış noktasını oluşturduğunu da söyleyebiliriz.
Tiyatro!
Anlatı 2.0
Hikaye anlatıcılığının görsele dönüşmesi.
Daha önce dinlemiş olduğunuz hikaye kahramanlarının, gözünüzün önünde birer karaktere dönüştüğünü düşünsenize.
Yılmaz Erdoğan’ın ‘Vizontele’ filminde geçen repliği gibi.
Bu da hikâyenin resimlisi.
Tiyatronun bu yenilikçi tavrının sıra dışı etkisini, dönem coğrafyasında yapılan antik tiyatro yapılarının sayısından anlayabiliyoruz.
Antik dönemden günümüze uzanan tiyatro sanatının yolculuğu, uzun ve zorlu bir süreçten geçti.
Başına da gelmeyen kalmadı. Her dönemin siyasi anlayışı içerisinde yasaklı listesinin bir numarasında yer aldı. Yöneticilerin ideolojik kimliğinden bağımsız, her zaman iktidarın karşısında muhalif tavrını korudu.
Tiyatro, insan doğasına aykırı olan her şeyin karşısında.
Birilerinin sırf gücü eline geçirdi diye istediğini özgürce yapma hakkının bulunmadığını anlatma çabasında.
Bireyin yanında, zorbanın karşısında.
William Shakespeare‘in Danimarka Prensi Hamlet‘in ağzından aktardığı gibi;
”Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece!”
İşte bu kadar açık ve yalın anlatılabilirdi.
‘Ve perde!’ zamanı
27 Mart ‘Dünya Tiyatro Günü’ tüm paydaşlara kutlu olsun.
Devri daim olsun.
#WilliamShakespeare #Shakespeare
#Tiyatro #DünyaTiyatroGünü #OğuzK
#oku #izle #dinle #hisset #sanathayattır
#tiyatro #sinema #müzik #opera #bale #dans
#resim #heykel #edebiyat #fotoğraf #dijitalsanat